: : Nasıl Bir Üniversite?
 : : Etkinliler
 : : Güncel
 : : İletişim
 : : Basından
 : : Duyurular
 : : Etkinliklerden Görüntüler

AKADEMİK ÖZGÜRLÜKLER VE ÜNİVERSİTELER TOPLUMUN ONURUDUR

27 Ocak 2011

Bilime ve akademik özgürlüğe yönelik saldırıyı kınıyoruz.

Bilim, toplumun sorunlarına çözüm arayan bir etkinlik olarak öncelikle insanlığa karşı sorumludur. Bu sorumluluğun taşıyıcıları ise hiç kuşkusuz, bilim insanlarıdır. Tarih boyunca, bu kimliğin gereklerinin yerine getirilmesine üniversiteler önayak olmuştur. Üniversiteyi üniversite yapan, baskı altında kalmadan araştırma yapan, bağımsız düşünen ve elde ettikleri bilimsel bilgileri, kişisel fikir ve görüşlerini her koşulda açıklayabilen bilim insanlarının varlığıdır. Bu yüzden üniversiteler, bilim insanlarının varolduğu ve bilimsel araştırma özgürlüğünün sağlandığı kurumlardır.

Bilim ve bilim insanları zaman zaman siyasal iktidarlar ve çıkar gruplarının hedefi haline getirilmiş, gerçekler yok sayılmaya çalışılmıştır. Akıla ve bilime yönelik saldırıların giderek artması Ortaçağ karanlığını anımsatan bir ortam yaratmaktadır. Son olarak Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nda yürütülen ve Kocaeli Üniversitesi tarafından da desteklenen bir çalışmanın ön verilerini kamuoyu ile paylaşan Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu hedef alınmış, bilimsel kimliğine hakaret edilmiştir. Bir halk sağlığı uzmanı olarak Dilovası’nda yapılan çalışmanın çıplak verilerinin içerdiği ciddi sonuçlara dikkat çekmek ve bu sonuçları ilgililerle paylaşmak bir bilim insanının en temel sorumluluğudur. Bilim insanı siyasi kişiliklerden farklı olarak, yöntemini ve çalışma sonuçlarını açıklarken, dünya görüşü doğrultusunda hareket edemez ve duygusal davranamaz. Bilimsel gerçekler; inançlarına, duygularına ve otoritenin çıkarlarına aykırı diye bulgularını gizleyemez.

Akademik özerklik ve özgürlük gereği, her öğretim üyesi ve bilim insanı, bilimsel araştırmalarının sonuçlarını kamuoyuna sunma, kişisel görüşlerini kamusal alanda ifade etme hak ve özgürlüğüne sahiptir. Bilimsel araştırmalarının sonuçlarını yayınlama, kişisel fikirlerini ifade etme dokunulmazlığına sahiptir. Bilimsel yöntemlerle yapılmış bilimsel hiçbir araştırma “suç” olarak itham edilemez. Araştırmaların kamuoyuna aktarılması ile bilim insanlarının belirli konulardaki kişisel fikirlerinin suç olup olmadığını belirleyecek merciler politikacılar değildir. Bu konuda herhangi bir suçun işlenip işlenmediğini belirlemek, ancak yargının görevidir. Hiçbir politikacı ya da yönetici hüküm veremez, yaptırım uygulamakla tehdit edemez.

Saygıdeğer meslektaşımız Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’nun bilimsel araştırmalarının sonuçlarını kamuoyuna sunma, görüşlerini kamusal alanda ifade etme hak ve özgürlüğüne sahip olduğunu savunuyor ve bu tutumu nedeniyle hakarete uğramasını ve tehdit edilmesini kınıyoruz. Belediye başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ve AKP Kocaeli milletvekili Eyüp Ayar’dan meslektaşımız ve şahsında üniversite bilim camiasından özür dilemelerini bekliyoruz.

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyeleri

  1. A. Tamer Aker
  1. Esma Buluş Kırıkkaya
  1. Örgen Uğurlu
  1. Abdullah Hacıhanefioğlu
  1. Fehmi Ünsalan
  1. Özge Ünlütürk Saday
  1. Abidin Çevik
  1. Filiz Hamzaoğlu
  1. Özlem Özkan
  1. Ahmet Almaç
  1. Göksel Kahraman
  1. Özlem Yıldız
  1. Ahmet Selamoğlu
  1. Gül Köksal
  1. Pınar Tarkun
  1. Ali Gökalp
  1. Güven Bakırezer
  1. Rauf Kesici
  1. Aras Ergüneş
  1. Güvenç Şar
  1. Safiye Başar
  1. Aslı Kayhan
  1. Hakan Demir
  1. Sema Göktaş
  1. Aynur Özuğurlu
  1. Hakan Kapucu
  1. Sema Ülper
  1. Aysegül Kanbak
  1. Hakan Koçak
  1. Serkan Yılmaz
  1. Aziz Çelik
  1. Hale Maral
  1. Sevinç Türkmen
  1. Bağdagül Karaağaç
  1. Hasan Akbulut
  1. Sevtap Yokuş
  1. Barış Aksu
  1. Işık Karakaya
  1. Seydi Çelik
  1. Başar Çolak
  1. İlker İnmez
  1. Sibel Çelikel Yiğiter
  1. Belgin Tanrıverdi
  1. İnsel İnal
  1. Sibel Gündeş
  1. Belma Ağaoğlu
  1. İsmail Şiriner
  1. Sinan Özbek
  1. Bergün Meriç
  1. Kenan Koç
  1. Sultan Karaoğlu
  1. Betül Urhan
  1. Kuvvet Lordoğlu
  1. Ş. Alper Koç
  1. Bora Erdağı
  1. M. Reşat Başar
  1. Şahika Şişmanlar
  1. Bülent Beyazıt
  1. Makbule Şiriner
  1. Şenel Gerçek
  1. Bülent Kara
  1. Melih İnal
  1. Şükrü Hatun
  1. Cankut Dağdal İnce
  1. Melda Yardımoğlu
  1. Taner Yelkenci
  1. Cavit Işık Yavuz
  1. Murat S. Çepni
  1. Tanzer Yakar
  1. Cemil Uludağ
  1. Müslüm Akıncı
  1. Tibet Akyürek
  1. Cengiz Erçin
  1. Nazime Günay
  1. Tuncay Bilecen
  1. Cüneyt Özkürkçügil
  1. Nesligül N. Olgun
  1. Tuncay Çolak
  1. Çiğdem Çağlayan
  1. Nesrin Machin
  1. Ufuk Sezgin
  1. D. Kürşat Yıldız
  1. Nilay Etiler
  1. Ümit Biçer
  1. Dilay Güvenç
  1. Nursu Çakın Memik
  1. Veli Deniz
  1. Elif Birtaş Ateşoğlı
  1. Orhan Kurt

100.   Yasemin Özdek

  1. Elvan Asken
  1. Osman Bozdağ

101.   Yaşar Erdoğdu

  1. Emek Bayrak
  1. Oya Çakın

102.   Yavuz Adugit

  1. Emel Akça
  1. Ozan Arslan

103.   Yücel Demirer

  1. Emin Çaycı
  1. Ömer Kurtaş

 

  1. Ertuğrul Akalın
  1. Ömer Özdemir

 

     
     

www.nasilbiruniversite.org

 Nasıl Bir Üniversite

"Nasıl bir üniversite" sorusu "nasıl bir dünya" ve "nasıl bir Türkiye" sorularından ayrı düşünülemez. Tarihinde önemli sıçramalar ve alt üst oluşlar yaşanmış olan ülkemizde, bu devinime kaynaklık eden toplumsal düzen, rıza ve muhalefet biçimlerinin oluşumunda üniversitelerin önemli yeri olmuştur.

Her şeyden önce üniversiteler, insanlık için bilgi ve değer üretme sorumluluğu taşıyan kurumlar olmalıdırlar. Bir başka ifadeyle üniversiteler, toplumsal yaşantıya sırtlarını dönmüş kurumlar olmak yerine, toplumsal yaşantının içinde; eşitliklerin ve özgürlüklerin savunucusu olmalıdırlar. O nedenle üniversitemizin her bir üyesi, genelde evrensel sorunlara, özelde Kocaeli kentinin sorunlarına duyarlı olmalıdır. Bilgi edinmeyi ve kullanmayı toplumsal yarar ilkesine dayandırarak, nesnel sorunları ortaya koyan ve/veya çözümleyebilen projeler üretmelidir. Projelerin yaşama geçirilmesinde, kent yönetimi, demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum örgütleri ile birlikte çalışılabilmelidir.

Üniversitelerin temel işlevlerini yerine getirebilmeleri uzun ömürlü kurumlar olmalarına bağlıdır ve bu da geleneğin ne denli önemli olduğunu gösterir. Ancak geleneklerini kuran üniversiteler, saygın kurumlar olarak bilim dünyasında yerlerini alırlar. Kurumsallaşma, liyakat ve demokratik katılımcılık gelenekselleşmenin en önemli araçlarıdır. Kurumsallaşmanın yerleşmesi ve yaygınlaşması için kişilere olan bağımlılığın, keyfi tutum ve uygulamaların ortadan kalkması, evrensel ilkelerin esas alınarak belirlenmiş kuralların uygulanması çağdaş bir üniversite olmanın gereğidir. Bu üç ilke ile örülmüş gelenekselleşme, bir anlamda üniversiteyi "özüne" dönüştürme çabasına denk düşmektedir. Ancak bu "özü" kazanmış bir üniversitede bilim insanı bilimsel bilgi üretebilir, ürettiğini öğrencisi, çalışma arkadaşı ve toplumuyla paylaşabilir.

Bugün atılacak adımlar bu bakımdan üniversitenin kaderini çizecek kadar yaşamsaldır ve belirleyicidir. Üniversitemizin 1999 Marmara depreminden sonra gösterdiği altyapı çalışmaları dikkate değerdir. Bu süreç, hızını azaltmadan devam etmeli, demokratik katılım eksikliği ve yetersiz planlamayla gölgelenmemelidir. Nitelikli bir üniversite oluşumunun vazgeçilmezlerinden nitelikli akademik kadronun üniversitemizde görev alması, gösterilen çabalara rağmen henüz tamamlanamamıştır. Bu eksikliği giderme ve yerleşik bir üniversite geleneği yaratma çabaları ancak nitelikli bir kurumsallaşma üzerinden sonuca ulaştırılabilecektir. Üniversitemizin genç oluşu, bu geleneği oluşturma görevini de üniversite çalışanlarına ve öğrencilerine yüklemektedir. Önümüzde böyle bir hedefin olması, görevlerin dağılımı ve sorumlulukların hakkıyla paylaşımında liyakatin titizlikle göz önünde tutulmasını gerektirmektedir. Üniversitemizin kurumsallaşmasında, demokratik katılıma önem verilmeli, hiçbir bölümünün, biriminin kendini haksızlığa uğramış ve dışarıda hissetmeyeceği bir yaklaşımla bütün olarak kucaklanmalıdır. Adalet duygusunun en ufak bir yara dahi almasına izin verilmemelidir. Bunun için kaynakların ve olanakların dağıtımında kolektif hedefleri ve gereksinimleri dikkate alan eşitlikçi bir yaklaşımın sergilenmesi gerekmektedir.

Büyük bir emek ve özveriyle oluşturduğumuz birikime sahip çıkıp eksikliklerim daha da azaltmış bir üniversite olabilmek için yapılacak çok şey olduğunu biliyoruz. Başta kamu hizmeti bilinci, liyakat ve demokratik katılımın altını çizerek, taleplerimizi şu ana başlıklarda sıralıyoruz:

1. KAMUSAL FİNANSMANI ÖNCELEYEN

* Üniversitemizin finans kaynaklarının kamusal ağırlıklı olmasına ve genel bütçeden sağlanmasına özen göstermelidir. Finansmanın kamusal ağırlığı, üniversitenin asli işi olan bilime, toplumsal yararlılığı gözeterek, daha fazla yoğunlaşmasını sağlayacaktır.

2. DEMOKRATİK VE KATILIMCI

* Üniversitenin yönetiminde en küçük akademik birimlerden başlayarak üyelerin katılımıyla oluşan kurullarca yönetilmesine özen gösterilmelidir. Demokratik ve katılımcı bir üniversite olabilmemiz için, yönetimin her kademesine yapılacak resmi "atama"ların fiili "eğilim belirleme" süreçlerine tâbi olması gerekir. Bu ve başka biçimlerde demokratik kültürün geliştirilmesine gösterilecek özen, orta ve uzun vadede demokratik kurumsallaşmayı sağlayacaktır.

* Demokratik süreç ve katılımcı temsil biçimleri, akademik birimlerden başlayarak üniversite geneline egemen kılınmalıdır.

* Üniversitenin kurumsallaşması ve demokratik katılımın sağlanmasının temel araçlarından biri de sendikalardır ve örgütlenmeleri desteklenmelidir. Üniversitede en fazla üyeye sahip olan sendika, çalışanların temsilcisi olarak tanınmalı ve üniversite çalışanları tarafından seçilmiş olan Kurum İdari Kurulu'nun kararları üniversite yöne-timi tarafından uygulanmalıdır.

* Demokratik süreçlerin işletilmesinde, kamu çıkarı ve liyakat ilkelerinden tavize izin verilmemelidir. Demokrasi ilkesiz bir uzlaşma rejimi olamaz, kamusal çıkarlar ve liyakat ilkesi temelinde bir kurumsallaşma hedeflenmelidir. Kişisel çıkarlar, kurumsal çıkarların önüne geçemez.

3. GÜCÜNÜ AKADEMİK NİTELİK VE LİYAKATTEN ALAN

* Kadro alımında akademik birimlerin gereksinimleri, tercihleri ve en önemlisi liyakat ilkesi göz önünde bulundurulmalıdır.

* Kurumsal ve demokratik bir üniversite yaratmanın gereği, akademik ve yönetsel bir gerekliliğe dayanmadığı sürece, eğilim belirleme dönemlerinde adalet duygusunu zedeleyecek şekilde kadro alımı, eğitim araştırma olanaklarının dağıtımı gibi uygulamaların yapılmamasıdır.

* Akademik yükseltme ve diğer değerlendirme ölçütleri fen, sağlık, sosyal ve güzel sanatlar alanlarının özgünlükleri göz önünde tutularak hazırlanmalıdır. Bu bağlamda, yükseltmelerle ilgili kesin ölçütler konulmalı ve bunlara uyulmalıdır.

* Başarıyı kendi alanının ölçütleriyle değerlendirmeye dayalı bir ödüllendirme sistemi devreye girmelidir.

* Yeni bölüm ve birimlerin açılmasında yeterli nitelik ve sayıda insan gücü ve altyapının varlığına dikkat edilmelidir.

* Meslek yüksekokulları ile yüksekokulların kuruluş ve etkinliği, nitelikli ve yeterli sayıda akademik /yönetsel kadroların görevlendirilmesiyle artırılmalıdır.

4. ÖZLÜK HAKLARINI SAVUNAN

* Akademik kadroları besleyen ve üniversitemizin geleceği olan araştırma görevlileri akademik gelişmeleri konusunda gereksinim duyulan tüm alanlarda desteklenmelidir.

* Üniversite yönetimi, bulunduğu her ortamda üniversite çalışanlarının özlük haklarının ve ücretlerinin iyileştirmesini savunmalıdır.

* Üniversite çalışanlarının bütünüyle emekliliğe yansıyacak ve insanca yaşam için gereken düzeyde maaş alması sağlamalıdır. Üniversite çalışanları ücretlendirmede insanca yaşama standartlarını yakalayabilmek için döner sermaye, performans, yaz okulu ve ikinci öğretim gelirlerine mahkûm edilmemelidir.

* Üniversite çalışanlarının Tıp Fakültesi Hastanesi'nden sorunsuz ve hızlı hizmet almasını sağlayacak düzenlemeler oluşturulmalıdır.

* Uluslararası ilişkiler teşvik edilmeli, birimlerin düzenleyecekleri sempozyum, konferans vb. etkinlikler için mali kaynak sağlanmalıdır.

* Öğretim elemanlarının ulusal ve uluslararası konferans, sempozyum, sergi, festival, çalıştay ve benzeri etkinliklere katılması maddi olarak da desteklenmelidir.

* Akademik ve idari personel arasında işbirliğini geliştirmek ve eşgüdümü sağlamak için, idari personele yönelik eğitim programları düzenlenmelidir.

5. NİTELİKLİ ÖĞRETİM YAPAN

* Üniversitemizin Umuttepe Yerleşkesi'ndeki kütüphane 24 saat açık olmalıdır. Ayrıca, birim kütüphaneleri hızla oluşturularak özel bütçe ve personel sağlanmalıdır.

* Yabancı dil eğitimi kurumsallaştırılmalı, oluşturulan dil laboratuarlarında uzmanların denetiminde öğrencinin ve talep eden bütün çalışanların yabancı dil öğrenmesi sağlanmalıdır. Dil kursları ücretsiz olmalıdır. Özellikle "Doçentlik Dil Sınavı" ve "Doktora Yeterlik Sınavı"na hazırlanan öğretim elemanlarına yönelik kurslar, konusunda "uzman" öğretim elemanları tarafından verilmelidir.

* Üniversitemiz öğrencilerinin estetik, sanatsal ve kültürel bir formasyon kazanmasına yönelik olarak, yaratıcı drama ve tiyatro, uygarlık tarihi, felsefe vb. dersler özendirilmeli, nitelikli öğretim ile sağlıklı yaşam arasındaki paralelliğin farkında olarak spor ve rekreasyon olanakları geliştirilmeli, bu konuda gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

* Özellikle sosyal bilimlerde sınav sisteminin değiştirilmesi hedef alınmalı, ara sınav/ dönem sonu sınavı gibi ölçme yöntemlerinin yerine ev çalışması şeklinde araştırmalar ve sunumlar getirilmelidir.

* Yaz okulu ve ikinci öğretim uygulamasının özendirilmesi yerine, birinci öğretimin yaygınlaştırılmasına ve niteliğinin artırılmasına çaba gösterilmelidir.

6. KÜLTÜR VE SANATA ÖNEM VEREN

* Sağlıklı bir toplumsal gelişmenin sanatsal üretimin ve duyarlılığın çoğaltılmasıyla mümkün olabileceği bilincinden hareketle üniversitemizde düşünsel ve sanatsal araştırmaların artırılmasına önem verilmelidir. Lisansüstü sanat eğitiminin sürdürülebilmesi için "Güzel Sanatlar Enstitüsü" kurulmalıdır.

*Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi sanatsal çalışmaları da kapsayacak biçimde yeniden düzenlenmelidir.

* Üniversite, sanatsal araştırma ve üretime destek vermenin yanında, çalışanlarını, öğrencilerini ve kent halkını farklı sanat disiplinleriyle buluşturma misyonunu da üstlenmelidir. Bu doğrultuda, öncelikle Umuttepe'de, çeşitli sanatsal disiplinlerin bir arada var olmasını sağlayacak, sahnesi, sinema salonu, konser salonu ve sanat galerisi olan, tam donanımlı bir "sanat kompleksi" yapılmalıdır. Bu kompleks, şu anda sanat yapıtı sayısı sınırlı olan üniversite koleksiyonunun zenginleştirilmesiyle oluşturulacak Çağdaş Sanatlar Müzesi'ni de içermelidir.

* Kentin tarihsel önemi göz önünde tutularak "arkeoloji müzesi" kurulmalıdır.

7. ÖĞRENCİ ODAKLI

* Üniversitenin genel karakterini belirleyen özelliklerinden biri de, öğrenci öncelikli yapısı olmalıdır. Öğrencinin ortaöğretim alışkanlıklarını sürdüremeyeceği bir bilim kurumunda olduğunu hissettirecek bir ortamın yaratılması büyük önem taşır. Bunun için mekânların düzenlenmesinden, öğrencinin kendini ifade edebileceği bir yapının hızla oluşturulmasına kadar geniş çaplı politikalar hayata geçirilmelidir. Bu bağlamda, bütün öğrencilerin aktif katılımının sağlanacağı "Üniversite Öğrenci Komitesi" örgütlenmesi oluşturulmalıdır. Öğretime dönük kararlarda, bu komite etkin bir şekilde yer almalıdır.

* Öğrenci temsilcileri, hem fakülte hem de üniversite yönetim kurullarına, öğrencilerle ve öğrenim politikaları ile ilgili konularda oy hakkıyla katılmalıdır.

* Öğrenci yurtlarının kapasitesi ve niteliği artırılmalı, barınma ile ilgili bütün sorunların üzerine "Üniversite Öğrenci Komitesi"nin önerileri doğrultusunda gidilmelidir.

* Özürlü öğrenci ve üniversite çalışanlarının sorunlarını izleyen bir "Engelliler Birimi" kurulması gerekmektedir. Bu birimin önerileri doğrultusunda bütün bir üniversite, özürlülerin rahatça kullanabileceği şekilde yeniden düzenlenmelidir.

* Üniversitenin tüm yerleşkelerinin öğrencilerin ve çalışanların günlük gereksinmelerini rahatlıkla karşılayacağı şekilde düzenlemesi hızla tamamlanmalıdır.

* Öğrenci ve tüm çalışanlar için, hem kentten yerleşkeler hem de yerleşkeler arasında ulaşım yeterli, düzenli ve parasız servislerle sağlanmalıdır.

 

 

© 2006 Nasıl Bir Üniversite İstiyoruz